Kent Bildirgesi

Kent Bildirgesi
31/01/2024 · Haberler

Çanakkale Kent Konseyi’nin 30 Ocak 2024 tarihli toplantısında “Seçmen Çalışma Grubu”nun İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi, 2030 Sürdürülebilir Kalkınma Gündemi, Leipzig Şartı, Paris Antlaşması, Yeni Kentsel Gündem (Habitat III) Bogota Taahhüdü ve Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nı dayanak alarak hazırlamış olduğu rapor, görüşülerek oybirliğiyle kabul edilmiştir.

Yerel yönetim seçimlerinde kent yönetimine talip olan belediye başkanı, belediye meclis üyeleri ile il genel meclisi üyeleri ve onların partilerine sunulmak üzere hazırlanan “Kent Bildirgesi”ni kentli hemşehrilerimizle paylaşıyoruz.

KENT BİLDİRGESİ

Bir ayrım gözetmeksizin gıda güvenliği, beslenme, sağlık, eğitim, altyapı, ulaşım, enerji, temiz hava ile kamu mallarına ve hizmetlere adil erişimin yanı sıra, güvenli ve yeterli temiz su ve sıhhi koşullara erişimi mümkün kılan,
Kent sakinleri arasında aidiyet ve sahiplik duygusu yaratan,
Güvenliği, katılımı, erişilebilirliği, yeşil ve kaliteli kamusal alanların inşasına öncelik tanıyan,
Tüm kadın ve kız çocuklarının, her alanda ve tüm karar süreçlerinin her seviyesinde tam ve etkin katılımı ile eşit haklara sahip olmasını mümkün kılarak güçlendiren,
Kadınlar için insan onuruna yakışır iş olanakları sunulmasıyla, özel ve kamusal alanlarda kadınlara ve kız çocuklarına karşı her türlü ayrımcılık, şiddet ve tacizin önlenmesi ve ortadan kaldırılmasıyla toplumsal cinsiyet eşitliğini sağlayan,
Kırılgan ve dezavantajlı grupların özel ihtiyaçlarını gözeten, barışçıl ve çoğulcu toplumların inşasını hedefleyen,
Kuşaklararası etkileşimi, kültürel farklılıkları ve siyasi katılımı güçlü kılan,
Herkes için sürdürülebilir, güvenli ve erişilebilir kentsel hareketliliğe imkân veren, yaş ve cinsiyet farklılıklarına duyarlı plânlama ve yatırımları destekleyen,
Afet risklerini azaltacak önlemleri ve yönetim ilkelerini sahiplenen ve tavizsiz uygulayan,
Çevre üzerindeki olumsuz etkileri en aza indirgeyen bir kent olmayı başaran,
İklim krizinin olumsuz etkilerini azaltmayı ve bu konudaki küresel faaliyet ve kararları destekleyen, ekosistemlerini, suyunu doğal yaşam alanlarını ve biyolojik çeşitliliği koruyan, yaşatan, iyileştiren,
“Bizi de unutmayın” diyen hayvanların yaşam hakkına saygı gösteren, bir anlayış ve tutumun çalışmalarda esas alınmasıdır.

Bu anlayış ve tutumla, kentleşmeyi iyileştirmek ve kentsel yaşantıyı sürdürülebilir kılmak için adil, eşitlikçi ve çoğulcu bir anlayışla hazırlanacak eylem plânlarında da aşağıdaki hususların temel ilkeler olarak gözönünde bulundurulmasını talep ediyoruz.

Stratejik yönetim kapasitelerini geliştirmek
Ortak öncelikler ve hedefler üzerinde uzlaşıya varmak, bu hedefler doğrultusunda hareket etmek ve ilgili sonuçlar karşısında sorumluluk almak adına; çok paydaşlı bir yaklaşımla etkin ve demokratik yönetişim uygulanmalıdır.

Etkin ve bağımsız sivil toplumu destekleyerek katılımı artırmak
Kent sakinlerinin yerel siyasal, sosyal, ekonomik ve kültürel yaşama tam anlamıyla katılmalarına geniş ve alternatifli imkânları sağlayan, kentsel bilginin önemi ve anlamının farkında olarak; kent sakinlerinin işbirliğiyle yerel dinamiklerce beslenen, tabandan yukarıya kesintisiz, etkin ve etkileşimli katılım mekanizmaları inşa edilmeli ve sürdürülebilirliği sağlanarak çalıştırılmalıdır.

Kentin geleceğini şekillendirmek için bütüncül kentsel ve bölgesel plânlamayı desteklemek
Kentin ve bölgenin ekonomik, sosyal ve kültürel dokusunu tüm sakinlerinin ihtiyaçlarını gözeterek şekillendirmek ve uzman kadrolarla uzun vadeli stratejik plânları geliştirmek, esnek ve dinamik plânlama metodlarını kullanmak; çarpık kentleşmenin önüne geçmek için stratejik araçlar olarak arazi kullanım plânlarından ve yönetmeliklerinden yararlanmak; yerel kültür ve mirasa değer vermek; arazi ve yerleşim yeri spekülasyonlarını azaltmak ve arazi kullanım hakkı ile güvenliğini garanti altına alacak ilkelerle uyumlu uygulamalar gerçekleştirilmelidir.

Kaliteli ve dayanıklı altyapılara ve temel hizmetlere herkesin eşit erişimini sağlamak
Temel hizmetlere erişim herkes için sağlanması gereken insan hakkıdır. En düşük seviyedekilerin dahi erişimlerini sağlayacak mekanizmalar geliştirilmeli ve temel hizmetler herkes için erişilebilir kılınmalıdır. Yerel yönetim hizmetleri genişletilmeli ve aynı zamanda kentsel altyapıların çevreye olumsuz etkileri azaltılmalıdır.

“Kent Hakkı” yaklaşımını kentsel yönetişimin merkezine yerleştirmek
Eşitsizliklerin arttığı, yoksulluğun ve dışlanmanın yeni formlar oluşturduğu bir dönemi yaşıyoruz. Yerel yönetim, sosyo-mekânsal dışlanmayla baş edebilme, sosyal adaletin desteklenmesi, farklı bölge ve şehirlerden göçle gelenlerin entegrasyonu ile ayrımcılık ve kentsel şiddetin önlenmesi, refah ve esenliğin sağlanması, her kesim için sosyal hakların korunması gibi sorunların çözümünü sağlayacak etkinlikleri geliştirmelidir.

Düşük karbonlu bir kente doğru dönüşümü teşvik etmek
Yerel yönetim, herkesin sağlıklı, sürdürülebilir temiz bir çevrede yaşama hakkını sağlayacak faaliyetlerle yüz yüze olduğumuz iklim krizi etkilerinin azaltılmasına yönelik adımların başında gelen enerji kullanımında, yenilenebilir enerji uygulamalarını teşvik etmelidir. Çevresel ve doğal afet risklerinin zararlı etkilerini azaltıcı önlemler için plânlamaları ivedilikle ve sürdürülebilir bir anlayışla hazırlamalı, kentsel tarım ve çevre odaklı çözümleri teşvik etmelidir. Alternatifli toplu taşıma ve düşük karbon esaslı kent içi ve çevresi hareketliliği teşvik ederek ulaşım sistemlerini yenilemeli, efektif kullanımı sağlayacak akıllı yönetim araçlarıyla destekleyerek uygun altyapıları hızla hayata geçirmelidir.

Kültürel politikalar aracılığıyla yerel mirası, yaratıcılığı ve çeşitliliği teşvik etmek
Kültür, kent hayatının, ortak yaşamın en önemli unsurudur. Her kent sakinin kültür hakkı olduğunu bilerek, insan odaklı kültürel politikalar ve faaliyetler oluşturmalı, uygulanmalı ve desteklenmelidir. Kültürel miras birikimlerinin korunup yaşatılarak bir sonraki gelecek nesillere taşınmasının görev olduğu unutulmadan teşvik edilmeli ve bu yöndeki faaliyetler desteklenmelidir. Yaratıcılık, insan tecrübesinin bir yönü ve gelişmenin ana unsuru olarak ele alınmalı, kültürel çeşitliliğin ise kente karşı duyulan sorumlulukla çatışmaların barışçıl ve uzlaşmacı yollarla çözülmesinin ön koşulu olduğu unutulmamalıdır.

Barış kültürünün oluşturulması ve güçlendirmesini desteklemek
Yerel yönetim barış kültürünün geliştiricisi ve kolaylaştırıcı olarak hareket etmeli, böylelikle bölgesel ve uluslararası barış çabalarına katkıda bulunmalıdır. Öncelikle kadın ve gençler olmak üzere, kırılgan ve dışlanmış gruplar şiddet içeren çatışmalardan korunmalıdır. Tüm etnik ve kültürel grupların kendi topluluklarının sosyal faaliyetlerine katılımı teşvik edilmeli; sıcak savaş ve çatışmalarda bulunmuş güvenlik gücü bireylerinin topluma yeniden uyumuna yönelik çalışmalara katkı sağlanmalı; çatışma ve şiddete alternatif olarak barışçıl yaşamı kolaylaştıran ve destekleyen faaliyetlerde bulunulmalıdır.

Çanakkale Kent Konseyi

ÜST